Histerektomi, rahmin çeşitli tıbbi gereklilikler sonucunda cerrahi yollarla vücuttan tamamen alınması işlemidir. Bu ameliyat sonrasında adet döngüsü kalıcı olarak biter ve gebelik ihtimali ortadan kalkar.

Kadınların yaşamının belirli dönemlerinde ortaya çıkan yapısal rahim bozulmaları, genel sağlığı oldukça derinden etkileyebilir. İlaçla kontrol altına alınamayan bu değişimler, cerrahi müdahaleyi önemli bir iyileşme adımına dönüştürür.

Operasyonun asıl amacı, bedeni yıpratan hasarları uzaklaştırmak ve hastayı süreğen kronik sıkıntılardan kurtarmaktır. Müdahale sonrasında kadınlar, fiziksel tükenmişlik hissinden arınarak sosyal rutinlerine çok daha konforlu dönebilirler.

Güncel tıbbi yaklaşımlar ışığında süreç bedene en az zararı verecek şekilde özenle planlanır. Titizlikle yönetilen bu aşamalar, hastaların sağlıklı bir geleceğe güvenle adım atmasını destekler.

Op. Dr. Zelal Savaş Coşkun
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Kadın hastalıkları ve doğum alanında 15 yılı aşkın süredir kadınların farklı yaşam dönemlerinde sağlık ihtiyaçlarına yönelik tanı, takip ve tedavi süreçleriyle ilgileniyorum. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2000 yılında mezun oldum ve 2008 yılında aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı eğitimimi tamamladım.

Mesleki kariyerim boyunca Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Dünya Doğum Hastanesi ve Bahçeci Tüp Bebek Kliniği’nde görev yaptım. 2017 yılından bu yana Memorial Dicle Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Üreme sağlığı ve infertilite alanındaki bilgi ve deneyimimi geliştirmek amacıyla 2023–2024 yıllarında İstanbul Acıbadem Hastanesi’nde IVF (tüp bebek) eğitimi aldım.

Tüp bebek tedavisi ve infertilite başta olmak üzere kadın sağlığı, jinekolojik hastalıklar, gebelik takibi ve doğum alanlarında hastalarımı bilimsel ve güncel yaklaşımlar doğrultusunda değerlendiriyorum. Her hastanın ihtiyaçlarına uygun, güvene dayalı ve kişiselleştirilmiş tedavi ve takip süreci yürütmeyi önemsiyorum.

Randevu Al

Histerektomi ameliyatı nedir ve hangi durumlarda yapılır?

Histerektomi operasyonu, hastalıklı rahim dokusunun vücuttan uzaklaştırılarak kişinin sağlığına kavuşmasını hedefleyen önemli bir cerrahi girişimdir. Epidemiyolojik verilere bakıldığında, bu kararın daha çok kırklı yaşların sonu ile ellili yaşların başlarındaki kadınlar için alındığı görülmektedir. Ameliyat masasına yatmayı gerektiren nedenlerin büyük bir çoğunluğu iyi huylu hastalıklardan oluşur. Özellikle rahim kas tabakasından köken alan ve zamanla büyüyerek rahmin boyutlarını gebelik varmış gibi artıran miyomlar, bu operasyonun en sık karşılaşılan nedenidir. Miyomlar çevre organlara, örneğin idrar torbasına veya bağırsaklara baskı yaparak hayatı oldukça zorlaştırabilir. Ayrıca şiddetli kanamalara yol açarak kadını derin bir kansızlık tablosuna sürükleyebilirler.

Ameliyat kararı alınmasına yol açan başlıca hastalıklar şunlardır:

  • Miyomlar
  • Anormal kanamalar
  • Adenomiyozis
  • Endometriozis
  • Rahim sarkması

Bu rahatsızlıkların her biri, hastaların günlük yaşantısını önemli ölçüde zorlaştırabilir. Örneğin adenomiyozis hastalığında rahim iç zarı, rahmin kas tabakasının içine doğru ilerleyerek yerleşir ve her adet döneminde dayanması güç kramplara neden olur. Endometriozis, halk arasındaki adıyla çikolata kisti hastalığı ise benzer şekilde çevre dokulara yayılarak kronik bir ağrı döngüsü yaratır. İlaç tedavilerinin, hormonlu spirallerin veya diğer tıbbi yaklaşımların yetersiz kaldığı bu gibi durumlarda, histerektomi kalıcı bir çözüm yolu olarak değerlendirilir.

Histerektomi ameliyatı öncesi değerlendirme süreci nasıl ilerler?

Cerrahi bir işleme karar verildikten sonra, hastanın güvenliğini en üst düzeye çıkarmak ve olası riskleri en aza indirmek için titiz bir hazırlık dönemi başlar. Ameliyat öncesi değerlendirme süreci, vücudun genel durumunu anlamak ve operasyonun yol haritasını çizmek açısından son derece kritiktir. İlk adımda, rahimde veya yumurtalıklarda herhangi bir kötü huylu hücre değişiminin olup olmadığını anlamak hedeflenir. Bu amaçla detaylı ultrasonografi incelemeleri yapılır ve şüpheli bir kalınlaşma varsa rahim içinden ince bir kanülle örnek alınarak patolojik incelemeye gönderilir.

Ameliyat öncesinde uygulanan temel tetkikler şunlardır:

  • Ultrasonografi
  • Smear testi
  • Kan tahlilleri
  • Endometrial biyopsi

Rahim ağzı tarama testlerinin ameliyat öncesi güncel olması büyük önem taşır. Eğer operasyon sadece iyi huylu bir nedenle yapılıyorsa ve rahim ağzı da alınacaksa, testleri temiz çıkan hastalar ameliyat sonrası dönemde rutin rahim ağzı kanseri taramalarından büyük oranda muaf tutulabilirler. Bunun yanı sıra kan değerlerinin optimizasyonu da hazırlık sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Uzun süren kanamalar nedeniyle demir depoları tükenmiş olan hastaların, ameliyata kansız bir şekilde girmemeleri gerekir. Kansızlık, yara iyileşmesini yavaşlatabileceği ve kalbi yorabileceği için operasyon öncesinde demir takviyeleriyle kan sayımının ideal seviyelere çekilmesi amaçlanır. Muayene esnasında karın içindeki olası yapışıklıklar ve rahmin büyüklüğü de değerlendirilerek ameliyatın hangi yöntemle yapılacağına karar verilir.

Rahmin alınma sınırlarına göre histerektomi türleri nelerdir?

Operasyon sırasında sadece rahmin gövdesinin mi alınacağı yoksa rahim ağzı ve çevre dokuların da sürece dahil edilip edilmeyeceği, hastalığın türüne ve yaygınlığına göre değişiklik gösterir. Anatomiye ne kadar müdahale edileceği, cerrahinin türünü belirler. Çıkarılan dokuların sınırlarına göre planlanan ameliyatlar, iyileşme sürecini ve operasyon sonrası takip protokollerini doğrudan etkiler.

Ameliyat sınırlarına göre ayrılan temel kategoriler aşağıdaki gibidir:

  • Total histerektomi
  • Subtotal histerektomi
  • Radikal histerektomi

Günümüzde iyi huylu hastalıklar için en sık tercih edilen yöntem total histerektomidir. Bu işlemde rahmin gövdesiyle birlikte rahim ağzı da bir bütün olarak vücuttan uzaklaştırılır. Böylece ilerleyen yaşlarda rahim ağzı kanseri gelişme ihtimalinin önüne geçilmesi hedeflenir. Subtotal ya da diğer adıyla supraservikal histerektomide ise rahim ağzı anatomik yerinde bırakılarak sadece üst kısımdaki gövde bölümü alınır. Bu seçeneğin uygulandığı hastaların, geride kalan rahim ağzı dokusu nedeniyle ömür boyu düzenli smear testlerine devam etmeleri gerektiği unutulmamalıdır. Radikal histerektomi ise jinekolojik kanserlerin tedavisinde uygulanan, rahmin yanı sıra çevredeki destek dokuların, bağların ve vajinanın küçük bir üst kısmının da geniş bir şekilde çıkarıldığı oldukça kapsamlı bir operasyondur.

Açık abdominal histerektomi ameliyatı hangi özel durumlarda tercih edilebilir?

Tıp dünyasındaki eğilim her ne kadar minimal invaziv, yani kapalı ameliyatlara doğru kaysa da geleneksel açık karın ameliyatı (total abdominal histerektomi) hala belirli durumlarda başvurulması gereken güvenli bir yöntemdir. Bu ameliyat genellikle, sezaryen kesisi olarak bilinen karnın alt bölgesinde yapılan yatay bir kesiyle ya da nadiren göbek deliğinden aşağı doğru inen dikey bir kesiyle gerçekleştirilir. Büyük bir kesi yapılması, cerrahın karın içini doğrudan elleriyle hissetmesine ve geniş bir görüş açısıyla çalışmasına olanak tanır.

Özellikle rahmin devasa boyutlara ulaştığı, karın boşluğunu tamamen dolduran çok büyük miyomların bulunduğu durumlarda açık ameliyat oldukça pratik bir çözüm sunar. Ayrıca daha önce geçirilmiş sayısız karın ameliyatına bağlı olarak organların birbirine sıkıca yapıştığı (adezyon) karmaşık vakalarda veya lenf bezlerinin geniş çaplı temizlenmesini gerektiren bazı jinekolojik kanser türlerinde açık cerrahi kaçınılmaz olabilir. Elbette açık ameliyatın hastalar açısından bazı zorlukları bulunur. Karın duvarındaki doku katmanları boydan boya kesildiği için ameliyat sonrasında hissedilen ağrı seviyesi bir miktar daha yüksek olabilir, yara yeri enfeksiyonu riski bulunabilir ve hastanede yatış süresi kapalı ameliyatlara kıyasla biraz daha uzayabilir. Tam anlamıyla normal yaşantıya dönüş süreci genellikle birkaç haftayı bulmaktadır.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Kesisiz vajinal histerektomi operasyonu nasıl uygulanmaktadır?

Kadın anatomisinin doğal boşluklarından faydalanılarak gerçekleştirilen vajinal histerektomi, karnın dış yüzeyinde hiçbir cerrahi kesi yapılmadan tamamlanan oldukça zarif bir prosedürdür. Rahim dokusu tamamen vajinal kanal üzerinden serbestleştirilerek vücut dışına alınır. Karnında herhangi bir ameliyat izi kalmasını istemeyen ve anatomik yapısı bu işleme uygun olan hastalar için oldukça konforlu bir seçenektir. Kozmetik avantajının yanı sıra karın duvarı kasları kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı şikayeti açık ameliyatlara göre belirgin düzeyde düşüktür.

Özellikle ileri yaşla veya zorlu doğumlarla birlikte pelvik taban kaslarının zayıfladığı, rahmin aşağı doğru sarkma (prolapsus) gösterdiği vakalarda vajinal histerektomi en öncelikli tercih olarak değerlendirilir. İşlem sırasında rahmin alınmasıyla oluşan boşluğun tavan kısmı, ileride bağırsakların sarkmasını engellemek amacıyla etraftaki güçlü bağlara tutturularak sağlamlaştırılır. Ancak her hasta bu yöntem için uygun aday olmayabilir. Geçmişte sezaryen geçirmiş kadınlarda mesanenin rahme sıkıca yapışık olabilmesi, vajinal kanalın çok dar olması ya da rahmin dışarı çıkarılamayacak kadar büyük boyutlarda olması gibi faktörler bu tekniğin uygulanabilirliğini teknik olarak zorlaştırabilir. Bu gibi durumlarda diğer minimal invaziv seçenekler değerlendirmeye alınır.

Kapalı laparoskopik histerektomi işleminin öne çıkan özellikleri nelerdir?

Modern cerrahinin temel taşlarından biri olan kapalı ameliyatlar, tıp dilindeki adıyla total laparoskopik histerektomi, hastalara sunduğu konfor nedeniyle günümüzde çok geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Bu işlemde karın bölgesine büyük bir kesi yapmak yerine, göbek deliği çevresinden ve karnın alt yan kısımlarından yarımşar santimetrelik birkaç küçük delik (trokar) açılır. Bu minik giriş noktalarından karın içerisine karbondioksit gazı verilerek organlar birbirinden uzaklaştırılır ve cerrahın rahatça çalışabileceği geniş, çadır benzeri bir alan oluşturulur. İnce çubuklar halindeki yüksek çözünürlüklü kameralar ve cerrahi aletler kullanılarak ameliyat ekran üzerinden takip edilir.

Bu modern yaklaşımın hastalara sunduğu başlıca avantajlar şunlardır:

  • Daha az ağrı
  • Küçük yara izleri
  • Kısa hastanede yatış
  • Hızlı iyileşme

Laparoskopik kameranın sağladığı büyütme etkisi, açık ameliyatta gözden kaçabilecek ince kılcal damarların ve sinir ağlarının çok daha net görülmesini sağlar. İleri teknoloji ürünü damar mühürleme cihazları kullanılarak rahim bağları ve damarları güvenli bir şekilde ayrıştırılır. Rahmin etrafındaki dokulardan serbestleştirilmesinin ardından, rahim vajinal yoldan dışarı alınır ve vajinanın tepe kısmı içeriden dikiş atılarak kapatılır. Eğer rahim deliklerden ya da vajinadan çıkamayacak kadar büyükse, karın içinde özel koruyucu torbalar kullanılarak doku küçültme işlemi yapılabilir. Laparoskopik cerrahi sonrası hastalar genellikle bir veya iki gün içinde evlerine dönme imkanı bulurlar.

Robotik histerektomi teknolojisi hastaya ne gibi kolaylıklar sağlar?

Robotik cerrahi sistemleri, laparoskopik ameliyatların sağladığı tüm avantajları alıp çok daha ileri bir teknolojik boyuta taşıyan devrimsel bir gelişmedir. Robotik histerektomi sırasında cerrah, ameliyat masasında hastanın başında ayakta durmak yerine, ameliyathane içindeki özel bir konsolun başına oturur. Kameranın sağladığı görüntü sıradan bir ekran görüntüsü değil insan gözünün algılayabildiği derinlik hissine sahip gerçek üç boyutlu ve çok yüksek çözünürlüklü bir görüntüdür. Bu durum cerraha, dokuların içine giriyormuş hissi vererek muazzam bir hakimiyet sağlar.

Cerrahın konsolda parmaklarıyla yaptığı milimetrik hareketler, hasta başındaki robotik kollara anında ve eşzamanlı olarak iletilir. Robotik sistemin kullandığı ince uçlu aletler, insan el bileğinin hareket kabiliyetini bile aşan açılarda dönebilir ve kıvrılabilir. Ayrıca sistem, insan doğası gereği oluşabilecek en ufak el titremelerini filtreleyerek karın içerisine yansımasını engeller. Bu üstün özellikler, özellikle aşırı kilolu hastalarda kalın karın duvarının yarattığı zorlukları aşmada büyük kolaylık sağlar. Çok derin ve dar pelvik bölgelerde, karmaşık yapışıklıkların veya endometriozis gibi dokuları birbirine çeken hastalıkların varlığında, robotik kolların sağladığı ince diseksiyon yeteneği ameliyatın güvenliğini artırır. Böylece en zorlu vakaların bile kapalı yöntemle tamamlanma şansı yükselir.

İz bırakmayan v-NOTES histerektomi yöntemi nasıl yapılmaktadır?

Vajinal doğal orifis translüminal endoskopik cerrahi, kısaca v-NOTES, minimal invaziv cerrahide gelinen en son noktalardan biridir. Bu yöntem vajinal cerrahinin dikişsiz konforu ile laparoskopinin karın içini aydınlatan ve büyüten teknolojik gücünü tek bir sistemde birleştirir. v-NOTES işleminde hastanın karın bölgesinde en ufak bir delik veya kesi yapılmaz. Laparoskopik kamera ve aletler, vajinal yoldan yerleştirilen tek kullanımlık elastik bir port sistemi aracılığıyla doğrudan karın boşluğuna iletilir.

Karın derisinde hiçbir kesi olmadığı için hastalar ameliyat sonrasında trokar yeri ağrısı çekmezler, yara enfeksiyonu riskiyle karşılaşmazlar ve estetik olarak hiçbir ameliyat izi taşımazlar. İlerleyen yıllarda kesi yerlerinden fıtık gelişme ihtimali de tamamen ortadan kalkar. Doğum yapmamış kadınlarda, kilolu hastalarda ve rahmi büyük olan bireylerde bile bu yöntem başarıyla uygulanabilmektedir. v-NOTES prosedürünün en çarpıcı yönlerinden biri, hastaların iyileşme hızıdır. Hastalar ameliyat günü ayaklanıp yürümeye başlayabilir ve çoğunlukla operasyonun ertesi günü hastaneden şifa ile taburcu olabilirler. Normal günlük yaşantıya dönüş, diğer pek çok yönteme kıyasla çok daha kısa bir zaman diliminde gerçekleşir.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Histerektomi sırasında tüplerin ve yumurtalıkların alınmasına nasıl karar verilir?

Rahim alınırken yumurtalıkların ve fallop tüplerinin korunup korunmayacağı, tıbbi değerlendirmelerin en hassas noktalarından biridir. Bu karar, hastanın yaşına, menopoz durumuna ve ailesinde genetik kanser yatkınlığı olup olmadığına bakılarak her hasta için özel olarak şekillendirilir. Hastanın henüz menopoza girmediği ve ameliyatın sadece miyom gibi iyi huylu bir nedenle yapıldığı durumlarda, kadının kendi hormon döngüsünün devam etmesi hayati önem taşır. Bu nedenle yumurtalıklar genellikle anatomik yerlerinde bırakılır.

Ancak yumurtalıklar korunurken, rahmin hemen yanındaki fallop tüpleri çoğunlukla her iki taraflı olarak ameliyata dahil edilerek çıkarılır. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, en tehlikeli yumurtalık kanseri türlerinin aslında yumurtalığın kendisinden değil tüplerin saçaklı uç kısımlarındaki hücre değişimlerinden başladığını göstermektedir. Sadece tüplerin alınması, hormon üretimini sekteye uğratmadan yumurtalık kanseri riskini büyük oranda azaltmaya yardımcı olur. Öte yandan hastanın yaşı ellinin üzerindeyse veya menopoza zaten girmişse, yumurtalıklar da rahimle birlikte alınabilir. Genç yaşta yumurtalıkların zorunlu nedenlerle alındığı vakalarda ise, aniden ortaya çıkabilecek cerrahi menopoz belirtilerini ve kemik erimesi riskini önlemek amacıyla, tıbbi bir sakınca yoksa doğal menopoz yaşına kadar uygun hormon destek tedavilerine başvurulması genellikle tavsiye edilir.

Histerektomi sonrasında ERAS protokolü iyileşmeyi nasıl hızlandırır?

Ameliyat sonrası iyileşme sürecini daha konforlu ve kısa hale getirmek için uygulanan ERAS (Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileşme) protokolleri, hasta bakımında geleneksel kuralları yıkan bilimsel bir yaklaşımdır. Bu protokollerin temel amacı, cerrahinin vücutta yarattığı metabolik stresi azaltmak ve hastanın organ fonksiyonlarının en kısa sürede normal rutinine dönmesini sağlamaktır. Geçmiş yıllarda ameliyat öncesi hastalara uzun süreli açlık ve susuzluk diyetleri uygulanır, bağırsak temizliği için yorucu işlemler yapılırdı. Güncel ERAS yaklaşımında ise hastalar operasyona daha güçlü ve enerjik girebilmek için işlemden birkaç saat öncesine kadar belirli sıvılar tüketebilirler.

Bu protokolün temel adımları şunlardır:

  • Erken beslenme
  • Erken hareket
  • Etkili ağrı kontrolü
  • Sıvı dengesi

Ameliyathanede vücut ısısının özenle korunması, sıvı yüklemesinin kararında yapılması gibi adımlar, ameliyat stresini ciddi şekilde hafifletir. Operasyon sonrasındaki saatlerde hastanın hemen su içmeye ve hafif gıdalarla beslenmeye başlaması teşvik edilir. Uzun süre yatakta yatmak yerine ilk fırsatta koridorda yürüyüş yapılması, bacaklarda pıhtı oluşma riskini azaltmanın yanı sıra bağırsak hareketlerinin de hızla geri dönmesine yardımcı olur. Ağrı yönetiminde, bulantı ve sersemlik yapabilen ağır narkotik ilaçlar yerine, daha hasta dostu ve kombine ağrı kesici seçenekleri kullanılarak hastanın ayağa kalkma süreci desteklenir. Tüm bu adımlar, hastanede kalış süresini kısaltmada oldukça etkilidir.

Histerektomi ameliyatının taşıyabileceği olası riskler nelerdir?

Her ne kadar cerrahi teknikler ve teknolojik cihazlar her geçen gün daha da güvenli hale gelse de tüm majör cerrahi girişimlerde olduğu gibi histerektomi operasyonunun da kendine has bazı tıbbi riskleri mevcuttur. Cerrahın tecrübesi ve hastane şartları bu riskleri minimize etmeye yardımcı olsa da anatomik yapıların birbirine yakınlığı bazı komplikasyon ihtimallerini doğurabilir.

Dikkate alınması gereken olası riskler şunlardır:

  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Mesane yaralanması
  • Bağırsak zedelenmesi

İdrarı böbreklerden idrar torbasına taşıyan üreter adı verilen ince kanallar, rahim damarlarına çok yakın bir konumdan geçerler. Ameliyat sırasında bu kanalların, mesanenin veya bağırsakların fark edilmeden hasar görmesi, istenmeyen durumların başında gelir. Modern minimal invaziv yöntemlerde kameraların dokuları büyüterek göstermesi, bu tür yaralanma ihtimallerini oldukça düşürmektedir. Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise, rahmin çıkarılmasından sonra vajinanın en üst kısmına atılan dikişlerin (vajinal kaf) iyileşme sürecidir. Enfeksiyon gelişmesi veya dokuların iyi kaynamaması durumunda bu dikişlerde açılma yaşanabilir. Bu tür durumlardan kaçınmak için cerrahi sırasında doku dostu enerji cihazları ve uygun dikiş materyalleri tercih edilir. Hastalara da taburcu olurken enfeksiyon belirtileri ve dikkat etmeleri gereken hususlar detaylıca anlatılır.

Histerektomi operasyonu kadınların cinsel yaşamını nasıl etkileyebilir?

Toplum içerisinde rahmin alınmasıyla ilgili, kadınlığın biteceği, erken yaşlanılacağı veya cinsel yaşamın sona ereceği gibi pek çok bilimsel dayanağı olmayan inanış dolaşmaktadır. Ancak tıbbi gerçekler, bu korkuların yersiz olduğunu göstermektedir. Rahim, kadınlık hormonlarını üreten bir organ değildir; bu görevi yumurtalıklar üstlenir. Dolayısıyla yumurtalıkları korunan bir hastanın histerektomi sonrasında hormonal dengesinde bir bozulma olmaz. Adet kanamaları kalıcı olarak dursa da bu durum menopoza girildiği anlamına gelmez.

Aksine, yıllarca şiddetli kasık ağrıları çeken, dışarı çıkmayı dahi engelleyen boyutta yoğun kanamalar yaşayan ve cinsel birleşme sırasında derin acılar hisseden kadınlar için bu operasyon büyük bir rahatlama sağlar. Hastalığın vücutta yarattığı fiziksel tükenmişlik ve kansızlığa bağlı sürekli yorgunluk hali ortadan kalktığında, hastaların genel yaşam enerjileri artar. Ağrı ve kanama endişesi taşımadan yaşanabilen bir günlük hayat, psikolojik durumu da olumlu yönde etkiler. Cerrahi sonrasında vajinanın tepe noktasına atılan dikişlerin tamamen iyileşmesi ve dokuların eski direncine kavuşması genellikle altı ila sekiz haftayı bulur. Bu iyileşme döneminde enfeksiyon riskinden kaçınmak ve dikişleri korumak amacıyla cinsel ilişkiden uzak durulması önemlidir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra, ağrı kaynağının ortadan kalkmasıyla birlikte cinsel yaşam kalitesinin genellikle olumlu yönde geliştiği gözlemlenmektedir. Hastaların kendilerini daha sağlıklı ve güvende hissetmeleri, ameliyatın sunduğu en değerli kazanımlardan biridir.